|
|
|
|
|
|
En Çok Okunan Yazılar

- BAŞARILI TEZGAHTAR (16442 kez okundu)

- YÖNETİCİ VE LİDER KOÇLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR? (8091 kez okundu)

- ÇÖLDE GÖLGE NİÇİN KURULDU? (6530 kez okundu)

- İBRİKÇİ BAŞI (3753 kez okundu)

- KREDİ KARTIM! (3670 kez okundu)

- TÜRKÇE KONUŞALIM MI? (3562 kez okundu)

- İŞ YAŞAMINDA YAZIM DİLİ (3544 kez okundu)

- ÖSYS SINAVI ve GÖKKUŞAĞI BALON (3533 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM! (3496 kez okundu)

- ROBİN HOOD VE BİR DOST (3211 kez okundu)

 
Son Eklenen Yazılar

- KOŞULSUZ SEVMEK (52 kez okundu)

- YILBAŞI ve HEDİYE (418 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM (427 kez okundu)

- YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK (561 kez okundu)

- Sİ Sİ YAPMAK NE Kİ? (839 kez okundu)

- HEDİYE (865 kez okundu)

- NE DESEK BOŞ (845 kez okundu)

- NASİHAT‪ (1030 kez okundu)

- KAYBEDİLEN ZAMAN MI? (794 kez okundu)

- GÜNAYDIN (860 kez okundu)

MUTLULUĞUN FORMÜLÜNÜ BULDUM I


#atevfikceritoglu #yaşamrehberi #yaşamkoçu

Mutlu olmak için her gün tok karnına bir tane aspirin için ama bol suyla mideniz hassas ise içmemenizi öneriyorum. Evet, mutlu olmak için aspirin gibi her derde deva haplar arıyoruz. Sektörde de bolca hap satan ve hapçı var. Çünkü kişisel gelişim mutluluk vaadine endeksli bir sektör oldu. 
Mutlu olmaya çalışıyoruz. Geçen komşunun küçük oğlu "Sıkıldım ben amca!" dedi. "İki zıpla geçer." dedim. Beklentisi bitmeyen, tükenmeyen enerjisine eşdeğer sıkıntısına bir çare bulmamı istiyordu. Anne ve babasının bulduğu formüllerden farklı çözüm önerince “Nasıl yani?” diye yüzüme baktı. 
"Zıpla çocuğum dedim zıpla." Eline birşeyler verilerek pasifize edimeye alışmış bu çocuk, aslında elimdeki ayfonuma( iphone) kilitlenmişti. Onu verince laptopa, onu verince televizyon, onu verince playstayşın, onu verince video film, onu verince AVM’ye götür.
O veletten farkımız yok aslında. Tükenmez bir beklenti içindeyiz hem kendimizden hem de çevremizden:" Hadi beni mutlu et." 
İşte size bir mutluluk hikâyesi:
Eee demek çok mutsuzsunuz? Sizi şu an ne mutsuz ediyor? Kendinize lütfen sorunuz ve bulunuz. Nasıl mı? Bir aspirin.. Şaka şaka. Önce şu ayfonuma bakmaktan vazgeçseniz diyorum. Ne istiyorsunuz da olmuyor? 
Ulaşılabilir bir şey mi? Herkeste var mı? Herkes derken? İş arkadaşınız Ahmet'de var. Başka? Kardeşinizin kocası da almış. Siz de alın? Bütçeniz elvermiyor? Çalın o zaman. Elbette çalmayınız. Buna benzer bir şey almıştınız bir ay önce. Sizi çok mutlu etmişti. Şimdi etmiyor demek? Markası mı? 
Bir şeylere sahip olmak isterken veya olmak istediğiniz bir şeyler varsa, bir liste yapıyor musunuz? Öncelik listesi? Peki, bir bütçeniz var mı? Aylık, yıllık bir bütçeden söz ediyorum. Giren para, sabit giderler. Her ikisi de yok demek. Ya markete giderken ihtiyaç listesi yapıyor musunuz? Hayır mı? Anlıyorum. Yaşam kısa önüme ne gelirse daha doğrusu kim neyi dayatırsa onu alırım diyorsunuz. Eve gelince aldıklarınıza bakıyor önce çok mutlu oluyorsunuz. Sonra kredi kartı borç dekontu gelince mutsuz oluyorsunuz demek. Aslında kırmızı alacaktınız moru dayattı tezgâhtar. Tezgâhtar suçlu? Hep birileri var değil mi suçlayacağımız. Hatta reklamlardaki esmer adamda çok güzel durmuştu bu model. Gardıropta dolmuş bu arada, taşıyor elbiseler, ayakkabılar? Evet, hiçbirini giymiyorsunuz. Gıcık şeyler mi? Kim aldı? Anlıyorum. Çok mutsuzsunuz? Kendinizi kontrol etmek istiyorsunuz bununla birlikte mümkün olmuyor. Değil mi? Böyle gelmiş böyle giderse borç batağına saplanacaksınız. Çok sempatiksiniz. Biliyorsunuz değil mi? Hep böyle gözlükleriniz varmışta üzerinden masum masum bakıyormuş gibisiniz. Hafif sağa sola sallanarak. Arada şu ayağınızı da yüzüme doğru sallamasanız diyorum. Herkes sizi sevsin istiyorsunuz? Biraz takdir, biraz onay o benim işte yani. Poh poh... Sürekli ünlü, gündemde biri olmayı mı hayal ediyorsunuz? En iyi olmayı? Sizin hakkınızda kim ne düşünüyor bilmek ve kontrol etmek istiyorsunuz? Doğru mu anladım? 
DEVAM EDECEK


 
Telif Hakkı © TevfikCeritoglu.com