|
|
|
|
|
|
En Çok Okunan Yazılar

- BAŞARILI TEZGAHTAR (16885 kez okundu)

- YÖNETİCİ VE LİDER KOÇLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR? (8247 kez okundu)

- ÇÖLDE GÖLGE NİÇİN KURULDU? (6702 kez okundu)

- İBRİKÇİ BAŞI (3886 kez okundu)

- KREDİ KARTIM! (3812 kez okundu)

- İŞ YAŞAMINDA YAZIM DİLİ (3802 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM! (3797 kez okundu)

- TÜRKÇE KONUŞALIM MI? (3734 kez okundu)

- ÖSYS SINAVI ve GÖKKUŞAĞI BALON (3671 kez okundu)

- ROBİN HOOD VE BİR DOST (3355 kez okundu)

 
Son Eklenen Yazılar

- KOŞULSUZ SEVMEK (151 kez okundu)

- YILBAŞI ve HEDİYE (531 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM (541 kez okundu)

- YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK (689 kez okundu)

- HEDİYE (1020 kez okundu)

- Sİ Sİ YAPMAK NE Kİ? (983 kez okundu)

- BİR DAKİKA (981 kez okundu)

- ANLAŞILIR VE NET OL (872 kez okundu)

- NE DESEK BOŞ (978 kez okundu)

- NASİHAT‪ (1199 kez okundu)

ROBİN HOOD VE BİR DOST


ROBİN HOOD VE BİR DOST

Savaş alanında ölen Kral Richard’ın tacını İngiltere Kraliçesine götürürken düşürüldüğü pusuda ağır yaralanan Robert Loxley’in yardımına gelen Robin’den son nefesinde bir isteği vardır. Babasının rızası olmadan aldığı kılıcını geri götürmesini ve ona duyduğu sevgi ve saygıyı anlatmasını ister. “Baba ile oğul arasındaki sevgi bağını anlamalısın” der . Robin “Hayır” der. Filmin sonlarında anlayabileceğimiz bir travma yaşamıştır. “6 yaşında babam beni terk etti. Ben baba sevgisi nedir bilmem” der, son nefesindeki Sör LOxley'e.

Bu sahneyi defterime yazdım. Çünkü bir dostum aklıma geldi. İyi tanıdığımı söyleyemem. Kim kimi iyi tanıyor ki? Bununla birlikte yalnızlığı korkusu olmayan bu adamın aile kavramından ne kadar uzak olduğuna tanık oldum. Kendisi altı aylıkken terk edilmiş. kaynanası ve görümcesinden gördüğü zulümden kaçan öz annesi ile onyedi yıl sonra yani onyedi  yaşında bir çay bahçesinde karşılaşmışlar. Anılarıyla kan davalı bir kadın olarak tanımlar çok çekmiş öz annesini… Bırakıp gitmek zorunda kaldığı evladından çok, geçmişin derin yaralarını ve düşmanlarına duyduğu kinle yananan  biri olmuş  annesi… O yüzden anne sevgisi nedir bilmez? Babasını da on yaşında tanımış. baba sevgisi de nedir bilmezdi..

Ara ara demlenirken anlatır yaşamından kesitleri... Anlatmaya başladığında da “her hayat kadının bir hikayesi vardır” der. Daha önce anlatmış mıydım deyip defalarca dinlediğim bir fıkrayı anlatır. Adamın biri geneleve gitmiş. Birlikte olma sonrası yatakta yorgunluk sigarasını tellendirirken yaşamın, bir filozof hayat kadını da yetiştireceğini bilemeden aldığı keyifle sormuş “Nasıl düştün?”diye. ”Muz kabuğuna bastım; düştüm. Efkârı umumiye çocuğu” demiş ve gülümsemiş filozof hayat kadını…

Yıllarca neredeyse her bayram başka memleketlere giderlermiş. Çünkü ne kendi köyü varmış ne de bir ailesi… Ben çocuk sevgisi de bilmem der. Altı aylıkken kimseye emanet edemedikleri çocuklarını kayınvalidesine emanet etmişler. Ancak üç yıl sonra düzenlerine dahil edebilmişler çocuğu. İstanbul gibi bir yerde mahallede önce bir kadın bakmış, sonra kreşler, yazları da spor okulları… Çocuk aileden uzak uzak büyümüş. Kendi ayaklarının üzerinde duran gurur duydukları bir evlat olmuş şimdi. Çok emek vermişler. Türkiye’nin çarpık eğitim sisteminde en iyisi olsun,  Anadolu lisesinde okusun,en iyi  üniversitesinde okusun derken çocuk tüm hedefleri olmuş. Çocuk, çok akıllıymış liseden sonra adeta geri dönmemecesine uçmuş yuvadan. “Yaşam benim, geleceğimle ilgili karaları ben alacağım diyebildi” diyor evladı için. Eşi de hep onu suçlamış “Senin yüzünden bu çocuk aile kavramı nedir bilmedi” dermiş…Çocuk mu? Üç üniversite bitirmiş şimdi de doktora yapıyormuş.

Film bir gün kopmuş. Yetmemiş ne gördüğü sevgi ne de ilgi. Bir kadını sevmiş. Terk etmiş tüm düzenini… Hani derler ya ceketini almış ve çıkmış... Karşılaştığı kadın da yalnızlığını görmüş… Evlendiler geçenlerde... "Kimse suçlu değil. Bir günah varsa da eyvallah" der.

İki kadehten fazla içemiyor. Yine bir gün son yudumu aldığında “yaşamı olabildiğince kontrolü altında tutup özgürlüğünden ödün vermeyen herkese gıpta ediyorum” dedi. Babasından pek söz etmezdi. Bir gün “babam da annem de başlarına gelen olumsuz ne varsa nedenin benim dünyaya gelmem olduğuna inandılar” dedi.

Tanıştığı kim olursa lafı döndürüp dolaştırıp ” Eğer kendine sevgi ve saygı duyuyorsan eşini, çocuğunu, kardeşlerini, arkadaşlarını, dostlarını da seversin” der. Çocukların sorumluluk duygusu ile yetişmesi için ailelere telkinde bulunuyor. "Dünyaya getirdiğimiz çocukları sevgisiz ve ilgisiz bırakmayalım" der.

Evet, neye kime doğduğumuz çok önemli… Yedi yaşına kadar kiminle nerede neler yaşadığınız çok önemlidir.Çünkü o ana kadar yaşadıklarınız yaşamdaki duruş şeklinizin temeli olur ve o temeller üzerinde yükselip  karakterimiz ve irademiz oluşur.

Robin Hood ve dostumun karakterleri ve iradeleri gibi…

AHMET TEVFİK CERİTOĞLU


 
Telif Hakkı © TevfikCeritoglu.com