|
|
|
|
|
|
En Çok Okunan Yazılar

- BAŞARILI TEZGAHTAR (15833 kez okundu)

- YÖNETİCİ VE LİDER KOÇLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR? (7866 kez okundu)

- ÇÖLDE GÖLGE NİÇİN KURULDU? (6334 kez okundu)

- İBRİKÇİ BAŞI (3567 kez okundu)

- KREDİ KARTIM! (3410 kez okundu)

- TÜRKÇE KONUŞALIM MI? (3376 kez okundu)

- ÖSYS SINAVI ve GÖKKUŞAĞI BALON (3365 kez okundu)

- İŞ YAŞAMINDA YAZIM DİLİ (3311 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM! (3254 kez okundu)

- ROBİN HOOD VE BİR DOST (3027 kez okundu)

 
Son Eklenen Yazılar

- YILBAŞI ve HEDİYE (264 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM (279 kez okundu)

- YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK (408 kez okundu)

- Sİ Sİ YAPMAK NE Kİ? (675 kez okundu)

- HEDİYE (715 kez okundu)

- NE DESEK BOŞ (681 kez okundu)

- NASİHAT‪ (791 kez okundu)

- KAYBEDİLEN ZAMAN MI? (630 kez okundu)

- GÜNAYDIN (684 kez okundu)

- BİR DAKİKA (683 kez okundu)

İŞ YAŞAMINDA YAZIM DİLİ


 

"Yüzü güzelden bıktım da sözü güzelden bıkmadım."  Türk Atasözü

 

Hiç unutmam bir toplantı da bir arkadaşım elinde yeni atanmış genel müdürünün gönderdiği bir mektup içeriğini benimle paylaşmıştı. Canı inanılmaz sıkkındı. Genel müdür, gönderdiği mektupta yaklaşık sekiz yıldır çalışan yöneticisine başarısından dolayı maaşındaki artışı bildiriyordu.Güzel bir haber değil mi? Bununla birlikte dikkat etmesi gereken kuralları da aynı mektupta paylaşıyordu. El yazısı ile yazdığı mektubun samimiyeti tartışılırdı. Çünkü belirli satırları sarı fosforlu kalemle çizmiş; dikkat uyarısı vermişti. Hammurabi* Kanunları tadında yazılan kuralların şirket prensibi doğrultusunda hepsi doğru ve uygulanması gereken konulardı.

Bir çalışanın kendini iyi hissetmemesine neden olan özellikle elle yazılarak emek harcanmış bu mektupta rahatsızlık uyandıran yaklaşım neydi acaba?

Dikkati çekmek için fosforlu kalemle çizilen cümleler olumsuzluğa neden olmuştu. Maaş artışı bildirilen bir mektupta yeni kurallara uyum göster mesajı da bir kafa karışıklığı yaratmış gözüküyordu. Hani “kaşığı ile yedirirken sapıyla göz çıkartmak” yaklaşımı diye düşünmüştüm.

E-posta, şirket içi ve şirket dışı iletişimde çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. İş arkadaşlarımız, ast ve üstlerimiz veya müşteriler ile yapacağımız duyurularda seçtiğimiz kelimeler ve yaptığımız vurgular çok önem kazanmıştır. Çünkü karşımızdaki insan ile göz temasımız yoktur

Bakın şimdi farklı bir  yöneticinin bir e-postasına dikkat çekmek isterim.

‘’Sevgili ..... Bey,

Daha önceki duyurum paralelinde etkinlik gecesi yapılacaktır. Personel etkinlik gecesi özel yeteneklerini sergileyecek sunumlar hazırlayacaktı. Kim ne etkinlik yapacaksa listelenip komite başkanlarına verecekti. Listeler hala bana ulaşmamıştır. Hem toplanıp etkinlik yapalım diyorsunuz hem de yan çiziyorsunuz. Artık etkinlik düzenlenmesi konusunda ben de ciddi bir isteksizlik olmuştur.

Lütfen elemanlarınıza talimat……’’diye devam eder.

Anladığım kadarı ile şirket içi motivasyon ve arkadaşlık ilişkilerini artırma için yapılacak bir sosyal aktivite söz konusudur. Yazım dilinde oldukça sert, alaycı ve yanlış anlamalara neden olacak bir tarz benimsenmiştir. Dayatma ve yaptırım havasında düzenlenen bir etkinliğe kim katılmak ister ki? Sizce şirket içindeki bölümlerle yönetici arasında nasıl bir ilişki var? Elemanlar yeteneklerini gizler mi yoksa paylaşır mı?

Motivasyon gecesini hayal ediyorum da...

Şarkı söylenecek. Söyle. Alkış yapılacak. Alkış.

Peki, bu toplantıya mazeret göstererek katılamayanlar hakkında yönetici ne düşünecek dersiniz? Katılanlar katılmayanlar diye bir ayrımcılık şirket huzurunu olumsuz etkiler mi?

İş yaşamında yazı dilinde seçilen kelimelerin karşılıklı konuşma dilinden daha önemli olduğuna inanıyorum. Çünkü konuşma dilinde beden dili ve gözle kurulan temas iletişimi kolaylaştırır. E-posta kullanarak hızla yazdığımız mesajlarda anlatmak, anlaşılmak ve anlamanın yolu ortak bir yazım dili kültüründen geçmektedir. Yazıyı okuduğumuzda değerlendirme süremiz vardır. Yazı dilinde gereksiz savunma mekanizması ve moral bozukluğuna neden olacak, yargıdan ve eleştiriden uzak bir tarz  benimsersek hem yatayda hem de dikeyde personelle veya müşterilerle iletişim kurma şansımızı artıracağını düşünüyorum.

AHMET TEVFİK CERİTOĞLU

 

*Dünyanın ilk metropolisi olan Babil kralı Hammurabi (MÖ.1795-1750) adıyla anılan bu kanunlar bir yönetici tarafından halka ilan edilen en eski kanun olarak bilinmektedir.  Her ne kadar bu yaptırımlar günümüzde geçerli evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasa da, Hammurabi kanunlarında yer alan pek çok ilke insan haklarına önem vermesi açısından önem taşımaktadır.


 
Telif Hakkı © TevfikCeritoglu.com