|
|
|
|
|
|
En Çok Okunan Yazılar

- BAŞARILI TEZGAHTAR (16441 kez okundu)

- YÖNETİCİ VE LİDER KOÇLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR? (8089 kez okundu)

- ÇÖLDE GÖLGE NİÇİN KURULDU? (6529 kez okundu)

- İBRİKÇİ BAŞI (3753 kez okundu)

- KREDİ KARTIM! (3670 kez okundu)

- TÜRKÇE KONUŞALIM MI? (3561 kez okundu)

- İŞ YAŞAMINDA YAZIM DİLİ (3544 kez okundu)

- ÖSYS SINAVI ve GÖKKUŞAĞI BALON (3533 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM! (3495 kez okundu)

- ROBİN HOOD VE BİR DOST (3211 kez okundu)

 
Son Eklenen Yazılar

- KOŞULSUZ SEVMEK (52 kez okundu)

- YILBAŞI ve HEDİYE (417 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM (426 kez okundu)

- YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK (561 kez okundu)

- Sİ Sİ YAPMAK NE Kİ? (837 kez okundu)

- HEDİYE (864 kez okundu)

- NE DESEK BOŞ (843 kez okundu)

- NASİHAT‪ (1028 kez okundu)

- KAYBEDİLEN ZAMAN MI? (793 kez okundu)

- GÜNAYDIN (858 kez okundu)

KOŞULSUZ SEVMEK


Bazı ebeveynler çocuklarını koşullu ve ayırt ederek sever ya da sevmez. Koşullu sever çünkü ebeveynlerinden koşullu sevmeyi öğrenmiştir. Üstünü kirletmezsen seni severim diye başlar bu yolculuk, dersini çalışırsan seni severimle devam eder. Beni seviyorsan üzmezsin diye sonsuza gider. Bazı ebeveynlerin çocuklarında ya annesi vardır ama yoktur ya da babası vardır ama yoktur. O yüzden koşulsuz sevgi göremez, bu yüzden de koşulsuz sevginin ne anlama geldiğini bilmez. Bilmediklerini de bilmezler ve evlatlarına koşulsuz sevgi gösteremezler. 
Evlat ayrımcılığına gelince her doğan çocuk‬, bir diğerinden farklı koşullara doğar. Anne ve baba da her doğan çocukta mutlak bir değişime uğrar. En azından bir sonraki çocuk doğduğunda birincinin aynı koşullarına doğmayabilir. Kimi çocuk, yetersiz anne babanın açığını örtmeye soyunur mecburen erken ebeveyn olur. Kardeşlerini kollar. Anneyi veya babayı kollar. Onların mutsuzluğunu kendine mal edebilir. Sonuçta evin içinde ayrımcılık baş gösterir. Sorumluluk alanlar, sorumsuz olanlar. Sorumluluk alanlar erken büyür. İleri yaşlarda sorunlar yaşayabilir. Sorumsuzluk temelli olanlar da?

Koşulsuz sevgi önemlidir. 
Ebeveynler evlatlarını bilmeden bildiler, bizler de evlatlarımızı bilmeden biliyoruz. Çok ilginç bir saptamam var bir ailede anneanne, dede, dayı, teyze dahil hiç kimse birbirini tanımaz. Tanıdığını zanneder. Çünkü konuşmazlar konuştuklarını düşünürler. 
Konumuz içinde olmayan terk edilmiş çocukların durumları daha farklıdır. Onlar bir şekilde terk edilmiştir. Onlar için koşullar çok farklıdır.
Düne takılmadan şu anın ve nerede olduğumuzun farkındalığını yakalamak önemlidir. 
Sevmek, öğrenilebilir. Kendimizi sevmek ve saygı duymaktan başlayabiliriz. Her ne yaşta olursak olalım bir aynanın karşısına geçip gözlerimizin içine bakabiliriz. İşte o gördüğümüz kişi biziz. Onu sevin ve saygı duyun. Bizi bugünlere getiren kişi o’dur. Neysek o’yuz. Onu sevin. 
Nasıl mı seveceğiz?
Yaşamınıza bugüne kadar girmiş insanları düşünün gerçekten en çok sevdiğiniz kim, en çok saygı duyduğunuz kim? Niçin saygı duyuyoruz ve niçin seviyoruz?
Sonra aynaya dönün ve gözlerinizin içine bakın. Seni seviyorum diyebiliyor muyuz? Sana saygı duyabiliyorum diye biliyormuyuz? 
Önceleri boğazınıza birşeyler duracak, yutkunamayacaksınız. Denemeye devam edin. Günlerce deneyiniz. Bir gün kendimizi sevdiğimizin ve saygı duyduğumuzun farkına varacağız. Eğer yapamıyorsanız, desteğe ihtiyacınız olabilir. 
Eğer kendimizi koşulsuz sevmeye başlarsak diğer insanlardan sevgi beklemekten ve sevgi dilenmekten vazgeçebiliriz. İnsanların sevgilerinin de farkına varabiliriz. Çünkü hiç kimse bizi istediğimiz gibi sevmez.

 

Ahmet Tevfik Ceritoğlu

Yönetici ve Lider Koçu

 


 
Telif Hakkı © TevfikCeritoglu.com