|
|
|
|
|
|
En Çok Okunan Yazılar

- BAŞARILI TEZGAHTAR (16584 kez okundu)

- YÖNETİCİ VE LİDER KOÇLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR? (8155 kez okundu)

- ÇÖLDE GÖLGE NİÇİN KURULDU? (6583 kez okundu)

- İBRİKÇİ BAŞI (3801 kez okundu)

- KREDİ KARTIM! (3716 kez okundu)

- İŞ YAŞAMINDA YAZIM DİLİ (3640 kez okundu)

- TÜRKÇE KONUŞALIM MI? (3631 kez okundu)

- ÖSYS SINAVI ve GÖKKUŞAĞI BALON (3593 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM! (3592 kez okundu)

- ROBİN HOOD VE BİR DOST (3259 kez okundu)

 
Son Eklenen Yazılar

- KOŞULSUZ SEVMEK (81 kez okundu)

- YILBAŞI ve HEDİYE (452 kez okundu)

- HADİ TAKIM OLALIM (469 kez okundu)

- YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK (607 kez okundu)

- HEDİYE (915 kez okundu)

- Sİ Sİ YAPMAK NE Kİ? (889 kez okundu)

- BİR DAKİKA (876 kez okundu)

- ANLAŞILIR VE NET OL (791 kez okundu)

- NE DESEK BOŞ (901 kez okundu)

- NASİHAT‪ (1087 kez okundu)

KOŞULSUZ SEVMEK


Bazı ebeveynler çocuklarını koşullu ve ayırt ederek sever ya da sevmez. Koşullu sever çünkü ebeveynlerinden koşullu sevmeyi öğrenmiştir. Üstünü kirletmezsen seni severim diye başlar bu yolculuk, dersini çalışırsan seni severimle devam eder. Beni seviyorsan üzmezsin diye sonsuza gider. Bazı ebeveynlerin çocuklarında ya annesi vardır ama yoktur ya da babası vardır ama yoktur. O yüzden koşulsuz sevgi göremez, bu yüzden de koşulsuz sevginin ne anlama geldiğini bilmez. Bilmediklerini de bilmezler ve evlatlarına koşulsuz sevgi gösteremezler. 
Evlat ayrımcılığına gelince her doğan çocuk‬, bir diğerinden farklı koşullara doğar. Anne ve baba da her doğan çocukta mutlak bir değişime uğrar. En azından bir sonraki çocuk doğduğunda birincinin aynı koşullarına doğmayabilir. Kimi çocuk, yetersiz anne babanın açığını örtmeye soyunur mecburen erken ebeveyn olur. Kardeşlerini kollar. Anneyi veya babayı kollar. Onların mutsuzluğunu kendine mal edebilir. Sonuçta evin içinde ayrımcılık baş gösterir. Sorumluluk alanlar, sorumsuz olanlar. Sorumluluk alanlar erken büyür. İleri yaşlarda sorunlar yaşayabilir. Sorumsuzluk temelli olanlar da?

Koşulsuz sevgi önemlidir. 
Ebeveynler evlatlarını bilmeden bildiler, bizler de evlatlarımızı bilmeden biliyoruz. Çok ilginç bir saptamam var bir ailede anneanne, dede, dayı, teyze dahil hiç kimse birbirini tanımaz. Tanıdığını zanneder. Çünkü konuşmazlar konuştuklarını düşünürler. 
Konumuz içinde olmayan terk edilmiş çocukların durumları daha farklıdır. Onlar bir şekilde terk edilmiştir. Onlar için koşullar çok farklıdır.
Düne takılmadan şu anın ve nerede olduğumuzun farkındalığını yakalamak önemlidir. 
Sevmek, öğrenilebilir. Kendimizi sevmek ve saygı duymaktan başlayabiliriz. Her ne yaşta olursak olalım bir aynanın karşısına geçip gözlerimizin içine bakabiliriz. İşte o gördüğümüz kişi biziz. Onu sevin ve saygı duyun. Bizi bugünlere getiren kişi o’dur. Neysek o’yuz. Onu sevin. 
Nasıl mı seveceğiz?
Yaşamınıza bugüne kadar girmiş insanları düşünün gerçekten en çok sevdiğiniz kim, en çok saygı duyduğunuz kim? Niçin saygı duyuyoruz ve niçin seviyoruz?
Sonra aynaya dönün ve gözlerinizin içine bakın. Seni seviyorum diyebiliyor muyuz? Sana saygı duyabiliyorum diye biliyormuyuz? 
Önceleri boğazınıza birşeyler duracak, yutkunamayacaksınız. Denemeye devam edin. Günlerce deneyiniz. Bir gün kendimizi sevdiğimizin ve saygı duyduğumuzun farkına varacağız. Eğer yapamıyorsanız, desteğe ihtiyacınız olabilir. 
Eğer kendimizi koşulsuz sevmeye başlarsak diğer insanlardan sevgi beklemekten ve sevgi dilenmekten vazgeçebiliriz. İnsanların sevgilerinin de farkına varabiliriz. Çünkü hiç kimse bizi istediğimiz gibi sevmez.

 

Ahmet Tevfik Ceritoğlu

Yönetici ve Lider Koçu

 


 
Telif Hakkı © TevfikCeritoglu.com