|
|
|
|
|
|
En Çok Okunan Yazılar
 
Son Eklenen Yazılar

- YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK (107 kez okundu)

- HEDİYE (395 kez okundu)

- Sİ Sİ YAPMAK NE Kİ? (375 kez okundu)

- NE DESEK BOŞ (369 kez okundu)

- ANLAŞILIR VE NET OL (378 kez okundu)

- GÜNAYDIN (363 kez okundu)

- BİR DAKİKA (360 kez okundu)

- NASİHAT‪ (443 kez okundu)

- KAYBEDİLEN ZAMAN MI? (344 kez okundu)

- ZEKA KARTI (360 kez okundu)

YÖNETİCİ OLMAK YA DA OLMAMAK



“Karşılaştığınız önemli problemler, onları yaratan düşünce tarzıyla çözülemez.’’ Albert Einstein

Girişimci, iş sahibi veya yönetici arkadaşlarımızla bir araya geldiğimizde en çok dile getirilen sorun şirket içinde çalışanları işte tutabilmekti. Özellikle hem şirketin patronları hem de şirketin yöneticilerinin bazen en büyük zaafı, insan kaynağını en kıymetli değer olarak görememeleriydi. Artan rekabet koşullarında çalışanları işte tutabilmek önem kazanmaktadır. Yetişmiş elemanın ayrılması sonucunda deneyimli elemanın yetişmesinde geçen zaman ve eğitimi için yapılan masraf, eleman sirkülasyonundan dolayı şirket içi diğer çalışanların motivasyon kaybı, ayrılan elemanın rakibe gitmesi sonucunda prestij ve pazar kaybı şirketleri zor durumda bırakmaktadır. Patron yöneticiler veya patronun tam yetki verdiği yöneticiler zaman zaman çalışanlarının kendilerine koşulsuz itaat etmelerini de bekler.‘’Adamın birinin evi yanıyormuş. Can havli ile koşmuş alevlerin içine dalmış bir yaşlarında bir bebeği dışarı çıkartmış. Yangını görüp toplanan insanların bakışları içinde tekrar içeri girmiş bir iki dakika sonra eşini ve altı yaşlarında kızını çıkartan adam emniyet güçlerinin kordonunu yarıp tekrar içeri girmiş. Bir iki dakika sonra elleri boş dışarı çıkmış şaşkın bakışlar arasında derin derin nefes alan adam alevler ve dumanların tamamen sardığı eve tekrar girmiş. Dışarı çıktığında tekrar girme niyetinde olan saçı başı üstü başı yanmış adamı emniyet güçleri güçlükle yakalamış ve sormuşlar:’’ Ne yapıyorsun içerde ev çökmek üzere...’’ güçlükle zapt edilen adam ’’Kaynanamı çeviriyorum’’demiş.?’’*Fıkra: Ahmet Şerif İzgören’in bir semineri
Bir danışanım anlatmıştı. Çalıştığı yabancı ortaklı bir şirket yöneticisi yılsonu hedeflerini gerçekleştiremeyen satış personeline ceza olarak maaşlarını bir yıl önce yaptığı zam oranı kadar geri çekmek olmuş. Yeni yılda satış hedeflerine ulaşılırsa kesinti yaptığı bu oranı satış primi olarak vermeyi taahhüt etmiş. Bununla birlikte aynı yönetici kendine ve satış dışında kalan tüm ekibe zam yapmayı ihmal etmemiş. Evet, satış grubuna verilen hak geri alınmış. Yapılan uygulamanın hukuksal yönden hiçbir incelemesi yapılmamış. Satış grubu maaşların geri çekilmesine isyan etmiş. Üst Yönetim geri adım atmamış. Bununla birlikte üst yönetim işe girerken personele imzalattığı ‘’işten kendi isteği ile ayrılan 3 yıl aynı işi yapamaz’’diye tek taraflı sözleşmeye de çok güvenmiş. Satış grubu istifa etmiş ve tazminatlarını almak içinde dava açmış. Şirket de istifa eden personeline tazminat davası açmış. Ne yazık ki tazminat davasını ayrılan elemanlar kazanmış.Ne yazık ki yönetici yangında kendini çevirmiş.
İnat ve hırs...Bir patron veya bir yönetici inatçı ve hırslı mı olmalıdır? Genel olarak inatçı sözü olumsuz bir kişiliği çağrıştırırken hırslı kişilik yapısından övgü ile söz edilir. Ne yazık ki hırs da inat gibi negatif bir duygudur. İnatçı ve hırslı insanlar, sonuçlara odaklı hareket ederler ve bir an önce sonuçlara ulaşmak isterler. Bir futbol maçında sürekli faul yaparak ve hakeme itiraz ederek oynayan hırslı bir futbolcunun kaderi sadece maçtan atılmak değildir. Hem takımını 10 kişi bırakmaktır hem de bir sonra ki maçlarda alacağı oynamama cezası ile takımı kendinden yoksun bırakmaktır.
‘”Diğerlerini bilenler akıllıdır, bununla birlikte kendini bilenler daha akıllıdır. Diğerlerini kontrol edenler kuvvetli olabilirler, bununla birlikte kendini kontrol edebilenler, çok daha güçlüdür.”*Lao Tsu,Tao Teb King kitabından bir alıntı
Patronlar veya yöneticiler şirket içinde veya dışında birçok sorunla karşılaşıp çözüm üretmek veya gelen çözümlerin içinden en doğrusunu desteklemek durumundadırlar. Yöneticileri karar aşamasında olumsuz etkileyen faktörler içinde öğrenilmiş yetersizlikler, alışkanlıklar, özel yaşamla iş hayatındaki dengesizlikler ve zamanı yönetememek de vardır. Bazen verimsizliğimizin, hatalarımızın, karasızlıklarımızın nedeni de ne yazık ki içine girdiğimiz kısır döngülerdir.
AHMET TEVFİK CERİTOĞLU


 
Telif Hakkı © TevfikCeritoglu.com